BERGAMA TARİHİ HAKKINDA

 

 BERGAMA TARİHİ

          Tarih boyunca bir çok kültüre ev sahipliği yapan Anadolu da yaşadığı uygarlığa ait kalıntılar ve yapılarıyla geçmişi yansıtabilirle özelliğine sahip bir çok şehir vardır. Bunlardan bazıları Hitit, Yunan,
Roma, Bizans.Selçuklu, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinin izlerini taşıyarak günümüze kadar ulaşmışlardır.
         Helenistik ve Roma çağlarına ait zengin kalıntıları daha çok ilgi çektiği için bilimsel araştırmalar ve arkeolojik kazılar genelde "antik dönem" e yoğunlaştırılmıştır. Antik çağda "Pergamon" adı ile anılan şehir Hellenistik dönemin en önemli kültür
ve sanat merkezlerinden biridir. Arkeolojik araştırmalara göre, kelime etimolojisi yapıldığında Pergamon'un asıl kökü "Perg" veya "Berg"dir. Kelime sonuna "amo" takısı getirilmiştir. Buna göre Berg, eski bir Anadolu kent sözü kökenlidir. Şehrin Prens Pergamos adına kurulduğu sanılmaktadır.

 

    BERGAMA KRALLIĞININ KURULUŞU

Arkeolojik araştırmalara göre, M.Ö. 2000.yılında kurulduğu sanılan şehir çeşitli kavimlerin etkisi altına girdikten sonra M.Ö. 283 yılında kendi krallığını kurmuş, Trakya'danKızılırmak'a  kadar uzanan bir alanda 150 yıl hüküm sürmüştür. Philetairos MÖ. 283-269 yılları arsında hüküm sürmüş ilk Bergama kralıdır. Bu Hellenistik Krallığın kurucusu olan Attaloslar, Bergama'yı bir sanat ve düşünce merkezi haline getirmişlerdir. Şehir tarihi konumu ve idarecilerin başarısı nedeniyle o dönemde bölgenin ticaret merkezi durumuna gelmiştir. Güvenilirliği bütün dünyada ün salmıştır. Büyük iskender'in hazinesi Lycimashos tarafındanBergama kalesinde saklanmıştır. Bu yüzden Bergama deyince servetpara ve altın akla gelir olmuştur. Bergama'da ilk para basımı M.Ö, 5.yüzyılda yapılmıştır.Bergama Krallığının bilinen Kralları ve hüküm sürdükleri yıllar şöyledir.

 

Philetairos (M.Ö. 283 - 263) 20 yıl

Eumenes (M.Ö. 263 - 241)-22 yıl

l.Attalos (M.Ö. 241 - 197)-44 yıl

2.Eumenes (M.Ö. 197- 159)-38 yıl

2. Attalos(M.Ö.159 -138)-21 yıl

3.Attatos (M.Ö. 138 -133),-5 yıl

Aristonikos (M.Ö. 133 -129).

  TOPLAM 150 YIL

 

         Büyük İskenderin ölümünden sonra Trakya bölgesini elinde tutan generallerinden Lysimachos Bergama'nın doğal konumunu kavramış ve burayı askeri bir üs haline getirerek MÖ.301-283 yılları arasında burada üstünlüğünü korumuştur.Bu arada Anadoluda hakimiyet kurmaya çalışan Antigonos ölünce komutanlarından Philetairos  Lysmachos 'a sığınmış ve bu becerikli komutan daha sonra Lysmachos tarafından Bergama kale komutanlığına atandı.İskenderden kalan miras Lysmachos tarafından bu kalede saklanıyordu.Suriye krallığı ile olan savaşta Lysmachos yenilip ölünce önce suriye kralı Selevkov'a  bağlanan daha sonra da bağımsızlığını ilan eden (mö-283)Philetairos böylece Bergama krallığını kurmuş oldu.İskender'în hazinelerinin de kendisinde kaldığı daha sonra kaleyi onarmak ve asker toplamak gibi gelişmelerden anlaşılmaktadır.

          Yerine geçen 1.Eumenes'in mö.261 yılında galatlardan aldığı ücretli askerlerle Sardes ovasında Suriye askerlerini bozguna uğratması ve Suriye kralının öldürülmesi ile Bergama Krallığı bağımsızlığına kesin kes kavuşmuş oldu.Bu tarihten sonra bergama sikkelerinin üzerinde görülen eski Suriye kralı Selevkos kabartmalarının da  yerini bergama devletinin kurucusu olan Philetiros'un başı almıştır.Yerine geçen Attalos döneminde Galatlarla ve suriye kralları ile birçok savaş yapmıştır.Bergama deyince akla gelen Zeus sunağının temelleri de atılmıştır.Bölgenin en büyük kütüphanesi oluşturulmuştur.

         I.Attalos'un yerine geçen II.Eumenes  döneminde Bergama krallığı Trakya'dan Toros'lara Ege denizi'nden Kızılırmak'a kadar sınırlarını genişletmiştir.Tüm Galatya'ya hakim olmuşlardır.Galatyanın eski halkı Frig'lerden de büyük yardım görmüşlerdir.Roma ile de daima dost kalmaya çalışmıştır.38 yıl sürem krallığı döneminde Bergama en parlak dönemini yaşadı.Bergama'daki tüm kalıntılar bu döneme aittir.Hierapolis(pamukkale) bile bu dönemde yapılmıştır.

        II. ve III. Attalos dönemleri Roma ile iyi geçinme çabaları içinde geçmiş.Devleti krallardan çok güçlü komutanların yönettiği dönemlerdir.Krallar çok zamanlarını bilimsel çalışmalarla geçirmişlerdir.Büyük zaferler görülmüyor.Fakat ülkesinin sınırları da değişmemiştir.

        III.Attalos Vasiyetnamesinde tüm krallık özel mülkleri,krallık taç ve toprakları ve hazinesini  Roma halkına bırakmıştır.Krallık içindeki tüm kentler ve Bergama kenti özgür bırakılmıştır.Bu vasiyetname sonrası anlaşılmaktadır ki Bergama Roma imparatorluğunun bir eyaleti haline gelmiştir.

        Bu duruma karşı çıkarak başa geçmeye çalışan Aristonikos Çevredeki Kent güçleri ile de birleşerek Roma'ya karşı çıkmaya çalışsada mö.130 yılında Roma ile yaptığı savaşta yenilerek  129 yılında Roma'ya götürülüp boğduruldu.


Daha sonra Romalıların egemenliğine giren şehir Roma imparatorluğunun doğu ve batı diye ikiye ayrılmasına kadar 530 yıl Romalıların egemenliğinde kalmış bu tarih den sonra ise 800 yıl Bizans hakimiyetinde kalmıştır. Bu tarihten sonra da Türk Kültürünün etkisi altına girmiştir.

BERGAMA'NIN TÜRKMEN İSKANI TARİHİ

Anadolu'ya XI.yüzyıldan itibaren yerleşmeye başlayan
Türkmen boy ve oymakları Anadolu'nun birçok yerinde yerleşik ve
konar göçer yaşamaya devam ederken bu tarihten sonra Anadolu'da
bir fetih hareketi başlamıştır. Aslında Türklerin sürekli göç eden
bir ulus olduğu düşünülür ama bir Müslüman kaynağında IX. Yüzyıla
gelince bu yüzyılın ortalarında Türklerin 16 şehrinin olduğu ( îbn
Hurdadbih IX.YY) onların birçok ellere ve boylara ayrıldığı onlardan
bazılarının şehir ve köylerde oturduğu bazılarının da bozkırlarda ve
çöllerde yaşadığından bahsederi El Mervezi XII. YY ) ama IX. YY'da

yerleşik hayata geçme ve şehirlerde oturma kayda değer bir gelişme
göstermiş XI ve XII. Yüz Yılda bu hareketler daha da hız kazanmıştır.
Türklerin Anadolu'ya gelişleri ise Müslüman olduktan sonra daha
da hızlanmıştır.
XII.Yüzyıl basında Konya ve Ankara çevresinde toplanan
Türkmenlerin bu yüzyıldan sonra güçlü bir şekilde batıya doğru
genişlediği görülür.Bergama ve çevresinin içinde bulunduğu Batı
Anadolu'nun XIV. Yüzyıla kadar fethinin gecikmesinde asıl neden
orta ve batı Anadolu bölgelerinin nüfusu az, hareketsiz ve geri kalmış
olmasındandır. Bu ise birinci derece milletlerarası ticaret yollannın bu
bölgelerden geçmemesinden kaynaklanmaktadır.Selçuklu
Hükümdarlarının doğu ve güneydoğuda sürekli bir fetih siyasetine
karşın Batı Anadolu da bunu yapmamalannın nedeni budur.

Bu dönemlerde başlayan Moğol istilası üzerine çok sayıda
gelen yeni unsurlarla kuvvetlenen uç Türkmenleri kendi başlanna
Selçuklu devletinin zapt edemediği yada etmek istemediği Batı
Anadolu ve Marmara bölgelerini alarak buralara yerleştiler.

Türklerin Bergama çevresindeki bölgelere yavaş-yavaş
yerleşmeye başlamasıyla buradaki halkın bir bölümü imparatorluğun
başka bölgelerine göçer ve Bergama giderek terk edilmiş, köhne bir
kale haline gelir. Emevi'ler döneminde Müslüman Araplar, Abbasîler
ve Büyük Selçuklular döneminde de Türkler yaptıkları akımlarla
buralara kadar gelirler.
Anadolu Selçuklu Devleti kurulduğunda Bergama henüz
Bizans'ın elindedir. Türk topraklama henüz kesin katılmamış
olmasına rağmen çevresindeki bölgeler Türk beyliklerinin
egemenliğindeydi. Tarihi kaynaklardan anlaşıldığına göre Haçlı
Seferleri ile Bizans'ın Batı Anadolu'ya yeniden yerleştiği bir dönemin
ardından Anadolu da beylikler devri başlar ve Bergama önce
menteşe beyliği tarafından ele geçirilir.

1300 yılında Menteşe Beyliği donanma ile Rodos, Manisa ve
Aydın bölgesini zaptetmesi ve Şaşa Beyin komutasındaki
kuvvetlerle Bergama'yı almasıyla bu bölge Türk hakimiyetine
geçmiştir. 1302 yihnda Bizanslılar tarafından boşaltılıp ve Menteşe
Beyliğinin elinde çok az kalarak Karesi Beyliğinin 1306 yılda
kuruluşundan sonra bu beylik tarafından alınır.

Bergama'nın Osmanlı Devletine katılması 1337 yılında Orhan
Gazi zamanında gerçekleşir. Bu dönemde başlayan Karesi Beyliğini
Osmanlı topraklanna katma çabaları Sultan l. Murat'ın tahta çıktığı
1361 yılında gerçekleşir. Bundan sonra Karesi topraktan Anadolu
eyaletine bağlı merkezi Balıkesir'de olan bir "sancak" haline gelir.
Bergama'da bu sancağın bir kazası olur. Beylikler devrinde burada bir
çinili minare yaptırılır. XIV. Yüzyılda yaptırılan bu minareye Bergama
güdük minare denmiştir.

Cumhuriyet öncesi yörede Türkler, Rumlar. Yahudiler ve
Ermeniler beraberce yaşamaktaydı. Şehrin ortasından akan çayın
kaleye bakan tarafında Rumlar, çayın sağ ve sol kıyısında ise bir şerit
halinde Yahudiler ve Ermeniler yerleşmişlerdii. 1899 yılındaki
Salnameye göre; 23590 nüfuslu Bergama'da 17139 Türk. 3585 Rum,
281 Ermeni 495 Yahudi ve 74 diğer azınlığın varlığı tespit edilmiştir.

12 Haziran 1919 da Yunan işgaline uğrayan Bergama 14 Eylül
1922'de bu işgalden kurtulmuştur.

      

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !